31
Ekim
2011
Araştırdığımız çatı sistemleri şirketlerden biri bu soruna bir yanlışlıktan istifade ederek çözüm bulmuştu. Londra’da yaşayan bir yönetici, insanları çatı köşe başındaki barda vereceği veda partisine davet etmek için yanlış bir e-posta dağıtım listesi kullanmıştı. Aslında sadece yerel meslektaşlarından gelmelerini istiyordu ama onun yerine dünyanın dört yanındaki 25 ofisten herkesi davet etmişti. Bu yüzden sadece bu etkinlik için Londra’ya uçakla gitmek konusunda dünyanın ücra çatı sistemleri köşelerindeki meslektaşlarından yığınla komik e-postalar yağmıştı. Ertesi gün bu şirketin liderleri, bu e-postalardan bazılarını arzu ettikleri gayri resmi ve birleşik kültürün örneği olarak göklere çıkararak şirketin haber bülteninde yaşanan tesadüfi etkileşimlere burada da müsaade edildiği duygusu yaratılabilir.bilgisayarlarının başında oturarak geçiren akıllı telefon bağımlısı bilgi işçileri, her geçen gün fiziksel ve sanal alanlar arasında daha fazla iki arada bir derede kalıyor. İlk bakışta, bu hiper bağlanabilirliğin sadece yaratıcı işbirliğini ateşleyen gayri resmi etkileşimleri artırdığını düşünebilirsiniz. Ancak bizim çatı sistemlerini araştırmamız, önemli olanın gerçek veya sanal alanların sunduğu yakınlaşmanın, mahremiyetin veya verilen müsaadenin seviyesinin olmadığını ama bu sağlayıcıların birbirleriyle nasıl dengeleniyor olduğunu gösteriyor. Asimetri Çatı Sanal ofislerin 7/24 bazında açık tutulması onların gayri resmi kullanılabileceğine müsaade edildiğinin sinyalini gönderir. Toplantı molalarında ve sonrasında video bağlantılarının açık bırakılması da benzer bir mesajın verilmesini sağlar Verdikleri mesajla bu gibi çevrim içi alışverişlere sadece izin verilmediğinin üstelik onların çatıları teşvik edildiğinin sinyalini gönderdiler.Sanal ekip üyeleri, birbirlerini iş sınırları dışında da iyi tanırlarsa o zaman o ekip daha da güçlü olur. Sanal çatı sistemi ekipleşmede oldukça başarılı bir şirket olan ve bunun farkına varan Nokia, sadece çalışanların kendi aralarında fotoğraflarını ve şahsi bilgilerini paylaşabilmeleri için sosyal paylaşım araçları ile diğer çevrim içi kaynaklar sunmuş ve 7/24 açık olan sanal “ofisler” kurmuştu. Bu gibi ofisleri her daim açık tutmak, onlara bu sistemi iş dışı etkileşimlerinde de kullanabilecekleri müsaadesini vermektir. Fontainebleau ve Singapur’daki bağlantılı sınıflarımızda olduğu gibi, sanal bir toplantıdan önce video bağlantısını açmak ve verilen aralar boyunca ve sonrasında da onu açık tutmakla da benzer bir mesaj gönderilebilir. Açık bağlantılar ile çatı sistemleri coğrafyasal anlamda uzak grupların kendilerini gayri resmi bir alanı paylaşıyor hissetmeleri sağlanabilir ve gerçek dünyadaki ortak alanlarda bir dağılımın faydalı etkileşimleri teşvik etmek yerine baltalama ihtimali çok yüksek. Çalışanların kendilerini dünyanın dört bir köşesindeki meslektaşlarıyla daha yakın hissetmelerini sağlamalarında teknolojinin faydası olabilir, ancak sürekli bağlı kalmak da onların mahremiyetini erozyona uğratarak nihayetinde onları ambale edebilir. Linkedln, Lotus Notes, Ideajam, ve Twitter gibi paylaşım uygulamaları, duvarları yıkabilir, ancak başka duvarlar yaratabilirler: Yanı başındaki insanlarla bile asla etkileşime girmeyecek kadar kendisini dijital dünyaya kaptırmış o kadar çok sanal ekip üyesi gördük ki…Bilhassa da fiziksel ve sanal dünyalar arasındaki sınırlar giderek belirsizleştiğinden, üç öğenin dengelenmesinde kullanılabilecek basit bir formül yoktur. Ancak işin temellerini ve tasarımını zihinlerinde dengeli bir şekilde tutabilen yöneticiler, etkileşimlerde alanların etkilerini anlamak ve öngörmek için daha iyi donanımlı olacak ve kaçınılmaz hatalarla başarılardan çok daha iyi dersler çıkaracaklardır
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?